DEM Parti’den Komisyon Raporuna Muhalefet Şerhi
Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun çalışmalarını tamamlamasının ardından, DEM Parti raporun içeriğine ve diline ilişkin muhalefet şerhini kamuoyuyla paylaştı.
DEM Parti, rapor hazırlık sürecinde uzlaşma için yapıcı bir rol üstlendiğini ancak rapordaki bazı temel tanımlamaların toplumsal barışın ruhuyla bağdaşmadığını vurguladı. Parti yetkilileri, barış ve demokratikleşme sürecinin kavramsal çerçevesinin doğru kurulmasının, ilerleyen aşamalarda atılacak adımlar açısından belirleyici olacağını ifade etti.
“Terör” Tanımlamalarına Sert İtiraz
DEM Parti, raporda sıkça geçen “Terörsüz Türkiye süreci”, “terör örgütü” ve “terör belası” gibi ifadelerin kullanılmasını doğru bulmadığını belirtti.
Yapılan açıklamada şu vurgular öne çıktı:
Sürecin “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırılmasına itiraz edilerek, Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025’teki çağrısına atıfla “Barış ve Demokratik Toplum Süreci” tanımı kullanıldı.

"Kürt meselesi terör kavramı ile anılamaz. Bu mesele; siyasal, sosyal, ekonomik ve tarihsel boyutları olan bir hak ve özgürlükler meselesidir."
DEM Parti yetkilileri, kavramların yalnızca teknik bir tercih olmadığını, aynı zamanda sürecin yönünü ve zihinsel çerçevesini belirlediğini savundu. Bu nedenle kullanılan dilin kapsayıcı, çoğulcu ve eşitlikçi bir perspektif taşıması gerektiğini ifade etti.
“Dil Kırılgansa, Sonuç da Kırılgan Olur”
Raporun dilinin tek taraflı olduğunu savunan DEM Parti, acıların ortaklaştırılması gerektiğini ifade etti.
Açıklamada, "Rapor taslağında acıları bile tek taraflı tarif etmek, Kürt halkının yaşadığı acıları görmezden gelmek kabul edilemez" denildi.
Barışın sadece bir sonuç değil, aynı zamanda bir "yöntem ve dil" olduğu hatırlatılarak, "Dil kırılgansa, sonuç da kırılgan olma ihtimalini barındırır" uyarısı yapıldı. Parti, toplumsal uzlaşının ancak karşılıklı empati ve eşit bir dil üzerinden mümkün olabileceğini dile getirdi.
Anadil ve Kimlik Hakları Şerhi
DEM Parti’nin şerh düştüğü bir diğer kritik başlık ise anadil hakkı oldu.
Anadilin yalnızca bir iletişim aracı değil, kurucu bir unsur olduğu belirtilen açıklamada şu talepler yer aldı:
Başta Kürtçe olmak üzere anadil önündeki tüm kısıtlamalar kaldırılmalıdır.
Türkiye’nin çok dillilik gerçeğiyle barışması, demokratikleşmenin temel şartıdır.
Hak ve özgürlüklerin genişletilmesi başlığı; anadil, kimlik ve kültür haklarını evrensel standartlarda içermelidir.
DEM Parti, demokratikleşme sürecinin yalnızca güvenlik eksenli düzenlemelerle sınırlı kalmaması gerektiğini, temel hak ve özgürlükler alanında somut adımlar atılmasının zorunlu olduğunu belirtti.
Öcalan’ın Rolüne Vurgu
Şerh metninde, Abdullah Öcalan’ın süreci "ilmek ilmek ördüğü" ve çözüm konusundaki stratejik çabasının raporda "terör" kavramlarıyla gölgelenmemesi gerektiği ifade edildi.
DEM Parti, Öcalan’ın sürecin öncülerinden biri olarak kabul edilmesi gerektiğini savundu. Parti, çözüm sürecinin sürdürülebilir olması için diyalog kanallarının açık tutulmasının ve tüm aktörlerin rolünün açık biçimde tanımlanmasının önemine dikkat çekti.
DEM Parti’nin yayımladığı muhalefet şerhi, komisyon raporunun Meclis’te ve kamuoyunda tartışılacağı yeni bir sürecin de işareti olarak değerlendiriliyor.