Kredi ve Mevduat Faizlerinde Düşüş Derinleşiyor: Ekonomide Yeni Faz Başladı
Türkiye ekonomisinde son iki yıldır uygulanan sıkı para politikası, 2026 yılı itibarıyla yerini kontrollü bir dengelenme sürecine bırakmaya başladı. Bu dönüşümün en net yansımalarından biri ise kredi ve mevduat faizlerinde gözlenen istikrarlı gerileme oldu.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından 23 Ocak 2026 itibarıyla açıklanan güncel veriler, faiz oranlarının zirve seviyelerden uzaklaştığını ve piyasa dinamiklerinin yeniden politika faizi etrafında hizalanmaya başladığını ortaya koydu.
Uzmanlara göre bu tablo, yalnızca rakamsal bir düşüşü değil; aynı zamanda para politikasında yeni bir faza geçildiğini gösteriyor.
Sıkılaşmadan Dengelenmeye: Politika Döngüsü Nasıl Değişti?
Faiz Artışlarının Gecikmeli Etkisi Görülüyor
2023–2024 döneminde enflasyonla mücadele kapsamında atılan sert adımlar, kredi kanallarında ciddi bir daralmaya yol açmıştı. Özellikle:
Bireysel kredilerde talep baskılandı
Ticari kredilerde maliyetler zirve yaptı
Bankalar fonlama riskine karşı temkinli davrandı
Ancak 2025’in ikinci yarısından itibaren, sıkılaşmanın gecikmeli etkileri devreye girdi. Enflasyon beklentilerindeki iyileşme ve fonlama koşullarındaki denge, faizlerin yönünü aşağı çevirdi.
İhtiyaç Kredilerinde Sert Ama Kontrollü Geri Çekilme
Zirveden Dönüş Netleşti
2024 ortasında %60’ın üzerine çıkarak tarihi zirvesini gören ihtiyaç kredisi faizleri, 2026’nın ilk ayında dikkat çekici bir düşüş kaydetti.
Güncel tablo şu şekilde:
İhtiyaç Kredisi Faizi: %45,5
Bu oran hâlâ yüksek seviyede olsa da, son bir yılın en düşük noktalarından biri olarak kayda geçti. Ekonomistler, bu düşüşün özellikle:
Borç yapılandırmaları
Mevcut kredilerin çevrilmesi
Zorunlu bireysel harcamalar
açısından psikolojik eşiğin kırılması anlamına geldiğini vurguluyor.
Ticari Kredilerde Reel Sektöre “Nefes” Alanı
Üretim ve Yatırım İçin Kritik Eşik
Reel sektör açısından belirleyici olan ticari kredi faizleri de aşağı yönlü hareketini sürdürüyor:
Ticari Kredi Faizi: %38,4
Bu seviye, özellikle KOBİ’ler ve orta ölçekli işletmeler için finansman erişimini yeniden hesaplanabilir hale getiriyor. Uzmanlara göre bu düşüş;
Stok finansmanı
İşletme sermayesi
İhracat kredileri
üzerinde rahatlatıcı bir etki yaratabilir.
Mevduat Faizleri ve TCMB Fonlama Maliyeti Arasındaki Makas Kapandı
Piyasa ile Merkez Bankası Aynı Zeminde
Faizlerdeki normalleşmenin en güçlü göstergelerinden biri, mevduat faizleri ile TCMB fonlama maliyeti arasındaki farkın neredeyse sıfırlanması oldu.
Ocak 2026 itibarıyla:
TL Mevduat (1–3 Ay Vadeli): %37,8
TCMB Ortalama Fonlama Maliyeti: %37,3
Bu tablo, bankaların artık aşırı temkinli fiyatlama yapmadığını, likidite koşullarının daha sağlıklı çalıştığını gösteriyor.
Ekonomi çevrelerine göre bu uyum, finansal sistemde stresin azaldığının en net işareti.
Tarihsel Perspektif: 2025’ten Bu Yana Aşağı Yönlü Trend
Sert Zirveler Geride Kaldı
Verilerin geçmişe dönük incelenmesi, 2025’in başından bu yana:
Kredi faizlerinde kademeli düşüş
Mevduat faizlerinde tepe seviyeden uzaklaşma
Fonlama maliyetinde istikrar
olduğunu ortaya koyuyor. Bu durum, sıkı para politikasının hedeflenen sonucu verdiğine işaret ediyor.
Ekonomist Yorumu: “Bu Bir Gevşeme Değil, Normalleşme”
Uzmanlar, faizlerdeki düşüşün yanlış okunmaması gerektiği konusunda uyarıyor. Genel kanaat şu yönde:
Bu süreç erken bir gevşeme değil
Faizler hâlâ reel olarak sıkı
TCMB veri odaklı duruşunu koruyor
Ekonomistler, ani ve sert faiz indirimleri yerine yavaş, kontrollü ve öngörülebilir bir patika izlendiğini vurguluyor.
Önümüzdeki Dönemde Faizleri Ne Belirleyecek?
Faizlerin seyrinde önümüzdeki aylarda şu başlıklar kritik olacak:

Enflasyonun ana eğilimi
Küresel merkez bankalarının faiz politikaları
Kredi büyüme hızı
İç talep dengesi
Mevcut tablo, Türkiye ekonomisinde finansal koşulların yumuşamaya başladığını, ancak sürecin kontrollü şekilde ilerlediğini net biçimde ortaya koyuyor.