ABD’de Enflasyon Beklentilerin Altında Kaldı
ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu’nun (BLS) açıkladığı Ocak 2026 Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verileri, küresel piyasalarda dikkatle takip edildi. Aylık enflasyon %0,2 artış göstererek %0,3’lük piyasa beklentisinin altında kaldı. Yıllık enflasyon ise %2,4 seviyesinde gerçekleşti. Bu oran, Mayıs 2025’ten bu yana görülen en düşük yıllık enflasyon olarak kayıtlara geçti ve “yumuşak iniş” senaryosunu yeniden gündeme taşıdı.
Enflasyonu Aşağı Çeken Faktörler
Enerji Fiyatlarındaki Gerileme

Ocak ayında enerji kalemindeki düşüş manşet enflasyonu aşağı çekti. Özellikle akaryakıt fiyatlarının aylık bazda %3,2 gerilemesi, tüketici fiyatlarına doğrudan yansıdı. Küresel petrol fiyatlarındaki dengelenme ve talep tarafındaki ılımlı seyir bu gerilemede etkili oldu.
Kullanılmış Araç ve Dayanıklı Tüketim
Pandemi sonrası dönemde ciddi artış gösteren kullanılmış araç fiyatlarında da düşüş gözlendi. Bu kalemdeki geri çekilme, dayanıklı tüketim malları grubundaki fiyat baskısını azalttı.
Çekirdek Enflasyonun Mesajı
Gıda ve enerji gibi oynak kalemlerin hariç tutulduğu çekirdek enflasyon aylık %0,3 artarken yıllık bazda %2,5 seviyesine geriledi. Bu oran Mart 2021’den bu yana görülen en düşük çekirdek enflasyon olarak kaydedildi. Ancak hizmet enflasyonundaki katılık, fiyat baskılarının tamamen ortadan kalkmadığını gösteriyor.
Fed İçin Faiz İndirimi Kapısı Aralanıyor mu?
Enflasyon verisinin beklentilerin altında kalması, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) para politikasına ilişkin beklentileri yeniden şekillendirdi. Veri sonrası ABD 2 yıllık tahvil faizleri %3,4’ün altına gerileyerek son dört ayın en düşük seviyesine indi. Piyasalarda 2026 yılı içinde üç faiz indirimi ihtimali yaklaşık %50 oranında fiyatlanmaya başladı.
Dolar endeksinde (DXY) sınırlı bir geri çekilme yaşanırken, ABD borsalarında risk iştahı arttı. Özellikle teknoloji hisselerinde yukarı yönlü hareketler dikkat çekti.
“Yumuşak İniş” Senaryosu Güçleniyor
Ekonomistler, enflasyondaki bu düşüşün ABD ekonomisinin kontrollü bir yavaşlama sürecine girdiğine işaret ettiğini belirtiyor. Ancak Fed’in aceleci davranmayacağı ve istihdam piyasasındaki gelişmeleri yakından izlemeye devam edeceği vurgulanıyor. İşsizlik oranının düşük seyretmesi ve ücret artışlarının tamamen soğumamış olması, para politikasında temkinli bir yaklaşımı zorunlu kılıyor.
Özetle, enflasyon cephesinde gelen olumlu sinyaller piyasalara nefes aldırdı. Ancak Fed’in kesin bir faiz indirimi kararına gitmesi için büyüme, istihdam ve çekirdek fiyat göstergelerindeki eğilimin kalıcı biçimde aşağı yönlü seyretmesi gerekiyor. ABD ekonomisinde dengeli bir normalleşme süreci devam ederken, küresel piyasalar gözünü bir sonraki veri setine çevirmiş durumda.