📱 Sabahın İlk Işıklarında Dijital Deprem Paniği
Türkiye ve Yunanistan, güne adeta dijital bir kaosla başladı. Sabah saat 06.00 sularında binlerce kişinin telefonuna düşen “İsrail’de 7.0 büyüklüğünde deprem” uyarısı, kısa süreli bir paniğe yol açtı. Özellikle topluluk tabanlı çalışan mobil deprem uygulamalarından gelen yüksek sesli sirenli bildirimler, kullanıcıları uykularından uyandırdı.
“Deprem Ağı” (Earthquake Network) ve benzeri uygulamalar, sismik verileri akıllı telefonların ivmeölçer sensörlerinden alarak erken uyarı sistemi oluşturuyor. Ancak bu kez gönderilen bildirimlerin gerçeği yansıtmadığı ortaya çıktı.
🌍 Sosyal Medyada Gündem Oldu
Olay kısa sürede sosyal medya platformu X’te gündem olurken, çok sayıda Türk ve Yunan kullanıcı bildirim ekran görüntülerini paylaştı. Paylaşımlarda depremin merkez üssü İsrail olarak gösteriliyor, büyüklük ise 7.0 olarak belirtiliyordu.
Bu büyüklükte bir depremin Doğu Akdeniz genelinde güçlü şekilde hissedilmesi ve ciddi hasara yol açması bekleneceğinden, birçok kişi yaşadığı panik sonrası sarsıntıyı gerçekten hissedip hissetmediğini sorguladı.

🛰️ Resmi Kurumlarda Kayıt Yok
Panik dalgasının ardından gözler resmi sismoloji kurumlarına çevrildi.
AFAD
Kandilli Rasathanesi
USGS (ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu)
Bu kurumların verilerinde, söz konusu saat aralığında İsrail merkezli 7.0 büyüklüğünde herhangi bir deprem kaydına rastlanmadı.
⚠️ “Hayalet Deprem” İhtimali
Uzmanlar, topluluk tabanlı deprem uygulamalarının zaman zaman sensör hataları, yazılım algoritmalarındaki yanlış eşleşmeler veya kullanıcı kaynaklı veri sapmaları nedeniyle “hayalet deprem” bildirimleri gönderebildiğini belirtiyor.
Akıllı telefon ivmeölçerleri; ani titreşimleri, toplu hareketleri veya teknik sistemsel dalgalanmaları yanlış yorumlayabiliyor. Bu tür hatalar, algoritmalar tarafından gerçek bir sismik aktivite gibi algılanarak geniş çaplı bildirimlere dönüşebiliyor.
🗣️ Kullanıcı Tepkisi Büyüyor
Sabahın erken saatlerinde yaşanan panik, özellikle deprem hassasiyeti yüksek bölgelerde yaşayan vatandaşlarda ciddi endişe yarattı. Sosyal medyada çok sayıda kullanıcı:
“Kalp krizi geçirecektik.”
“Gerçek depremden daha çok korktuk.”
“Bu uygulamalara güven kalmadı.”
şeklinde tepki gösterdi.
Henüz ilgili uygulama geliştiricilerinden resmi bir teknik açıklama yapılmazken, ilk değerlendirmelere göre olayın sistemsel bir hata ya da yanlış veri eşleşmesinden kaynaklanan bir “yanlış alarm” olduğu kesinleşmiş görünüyor.
Yaşanan olay, dijital erken uyarı sistemlerinin güvenilirliği ve resmi kaynak doğrulamasının önemi konusunu yeniden gündeme taşıdı.