Türkiye Ulaşım Altyapısında Tarihi Eşiği Aştı: Bölünmüş Yollarda 30 Bin Kilometre
Türkiye, ulaşım altyapısında Cumhuriyet tarihinin en önemli kilometre taşlarından birine ulaştı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, Türkiye’nin bölünmüş yol ağı 30 bin kilometre sınırını aşarak 30 bin 49 kilometreye ulaştı. Bu gelişme, ülkenin karayolu altyapısında son yıllarda kaydedilen dönüşümün en somut göstergelerinden biri olarak değerlendiriliyor.
Gelişmeyi kamuoyuna duyuran Abdulkadir Uraloğlu, bölünmüş yol yatırımlarının yalnızca ulaşımı kolaylaştırmakla kalmadığını, aynı zamanda ekonomik büyüme, trafik güvenliği ve çevresel sürdürülebilirlik açısından da kritik kazanımlar sağladığını vurguladı.
Bu tarihi başarının taçlandırılacağı “30 Bininci Kilometre Bölünmüş Yol Lansmanı”, Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla 30 Ocak Cuma günü İstanbul’da, Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek.
2002’den Bugüne Karayollarında Büyük Dönüşüm
Türkiye’nin karayolu altyapısındaki değişim, özellikle 2002 sonrası dönemde ivme kazandı. Bakan Uraloğlu, yaptığı yazılı açıklamada bu dönüşümü rakamlarla ortaya koyarak, ulaşılan seviyenin uluslararası ölçekte dikkat çekici olduğunu ifade etti.
Bölünmüş Yollarda %393’lük Rekor Artış
2002 yılında Türkiye genelinde yalnızca 6 bin 101 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğu, geçen süre içinde yapılan yatırımlarla 30 bin 49 kilometreye ulaştı. Bu artış, yaklaşık %393’lük bir büyümeye karşılık geliyor.
Bakan Uraloğlu açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Dünyanın çevresinin yaklaşık dörtte üçüne eşdeğer uzunlukta bölünmüş yol yaparak 30 bin kilometrelik eşiği geride bıraktık. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına yakışır, güçlü ve modern bir ulaşım altyapısını ülkemize kazandırdık.”
Uzmanlara göre bu büyüme, Türkiye’nin hem bölgesel lojistik merkez olma hedefini hem de iç ticaret ve turizm hareketliliğini doğrudan destekliyor.

Ekonomiye Sağlanan Katkı: Milyarlarca Liralık Tasarruf
Bölünmüş yol projeleri, yalnızca ulaşım sürelerini kısaltmakla sınırlı kalmadı. Bakanlık verileri, bu yatırımların ekonomik anlamda da devasa tasarru
flar sağladığını ortaya koyuyor.
Zaman ve Yakıtta Büyük Kazanım
Yıllık zaman tasarrufu: 768 milyon saat
Yıllık akaryakıt tasarrufu: 2 milyar 520 milyon litre
Bu kazanımların, hem bireysel sürücüler hem de ticari taşımacılık yapan firmalar açısından maliyetleri ciddi ölçüde düşürdüğü belirtiliyor. Uzmanlar, zaman ve yakıt tasarrufunun üretim maliyetlerine olumlu yansıyarak enflasyonla mücadelede de dolaylı katkı sağladığını ifade ediyor.
Çevreye “Yeşil” Katkı: Karbon Salımı Azaldı
Ulaştırma yatırımlarının çevresel etkileri de dikkat çekiyor. Bölünmüş yollar sayesinde yılda 6,3 milyon ton karbon emisyonunun önüne geçildiği açıklandı.
Yetkililer, bu miktarın yaklaşık 1 milyon yetişkin ağacın bir yılda temizleyebileceği hava miktarına eşdeğer olduğunu belirterek, projelerin çevre dostu yönüne dikkat çekti. Bu durum, Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadele hedefleri açısından da önemli bir adım olarak görülüyor.
Otoyol Ağı 2028’e Kadar Daha da Genişleyecek
Bölünmüş yol yatırımlarının yanı sıra otoyol projeleri de hız kesmeden devam ediyor. Hâlihazırda 3 bin 796 kilometre olan otoyol ağının, 2028 yılı sonuna kadar 4 bin 330 kilometreye çıkarılması hedefleniyor.
Bu kapsamda devam eden projelerin, büyükşehirler arasındaki ulaşımı daha hızlı, güvenli ve konforlu hale getirmesi amaçlanıyor. Özellikle sanayi bölgeleri, limanlar ve lojistik merkezlerini birbirine bağlayan hatlar öncelikli olarak ele alınıyor.
Trafik Güvenliğinde Tarihi İyileşme
Bölünmüş yol yatırımlarının en önemli sonuçlarından biri de trafik kazalarındaki can kaybının ciddi şekilde azalması oldu. Bakanlık verilerine göre, 100 milyon taşıt-kilometre başına düşen can kaybı oranında %81’lik bir düşüş sağlandı.
Uzmanlar, bu iyileşmenin nedenleri arasında:
Karşılıklı şeritlerin ayrılması
Yol standartlarının yükselmesi
Sürüş konforunun artması
gibi faktörlerin bulunduğunu belirtiyor.
Cumhuriyetin İkinci Yüzyılına Güçlü Ulaşım Vurgusu
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, önümüzdeki dönemde hedefin yalnızca kilometre artışı olmadığını vurguluyor. Bakanlık yetkililerine göre asıl amaç; güvenli, çevreci, sürdürülebilir ve yüksek standartlı bir ulaşım ağı oluşturmak.
30 bin kilometrelik bölünmüş yol eşiği, Türkiye’nin ulaşım altyapısında yeni bir dönemin sembolü olarak değerlendirilirken, bu yatırımların uzun vadede ekonomik büyümeye, sosyal kalkınmaya ve yaşam kalitesine katkı sağlaması bekleniyor.