Yatırım Fonlarında Altın Rüzgârı: Performans Zirvede Devam Ediyor

Yatırım fonlarında kıymetli maden ağırlıklı ürünler öne çıktı. Altın fonları, son dönemdeki güçlü getirileriyle performans listelerinde zirveye yerleşti.

Yatırım Fonlarında Altın Fırtınası

Kıymetli maden fonları, 2026’nın ilk döneminde yatırımcısına en yüksek getiriyi sağlayarak performans listelerinin zirvesine yerleşti. Özellikle altın fonları, hem küresel hem de yurt içi piyasalardaki dalgalanmalar karşısında güvenli liman arayışının artmasıyla güçlü bir ivme yakaladı.

Altın fonlarındaki bu dikkat çekici başarının arkasında küresel piyasalardaki yoğun “güvenli liman” talebi bulunuyor. Ons altının 5.000 dolar psikolojik eşiğini aşması ve merkez bankalarının rezervlerini artırmaya devam etmesi, fiyatları yukarı taşıyan temel unsurlar arasında yer aldı.


Küresel Belirsizlik ve Güvenli Liman Talebi

ABD’den gelen zayıf istihdam verileri ve enflasyon baskısının yavaşlama sinyalleri, yatırımcıların para politikasına dair beklentilerini değiştirdi. Fed’in faiz indirimine yönelebileceği ihtimali güçlenirken, riskli varlıklardan çıkış hızlandı ve kıymetli madenlere yönelim arttı.

Jeopolitik risklerin sürmesi de altına olan talebi destekledi. Orta Doğu ve Doğu Avrupa merkezli gelişmeler, küresel yatırımcıların portföylerinde koruma amaçlı altın varlıklarını artırmasına neden oldu.


Hisse Senedi Fonları da Güçlü

Listenin ikinci sırasında ise %17,23 getiri oranıyla Hisse Senedi Şemsiye Fonları yer aldı. Borsa İstanbul’un (BIST 100) Ocak ayını yaklaşık %25 primle kapatması, bu fonların performansını doğrudan yukarı taşıdı.

Özellikle bankacılık ve sanayi hisselerinde görülen yükseliş, hisse senedi fonlarına güçlü bir destek sağladı. Böylece altın fonlarına yakın bir getiri seviyesi yakalanmış oldu.


Orta ve Düşük Riskli Fonlarda Dengeli Seyir

Diğer fon kategorilerinde ise daha temkinli bir tablo öne çıkıyor. Orta risk grubundaki yatırımcıların tercih ettiği karma ve değişken fonlar %9,24 getiri sağladı. Daha muhafazakâr yatırım stratejisine sahip sabit getirili fonlar ise %4,19 seviyesinde kaldı.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın politika faizini %38’den %37’ye indirmesiyle başlayan temkinli gevşeme süreci, sabit getirili enstrümanlara olan ilgiyi canlı tutuyor. Reel getiri arayışı, özellikle mevduat ve tahvil bazlı fonlarda istikrarlı bir talep oluşturuyor.


Uzmanların Beklentisi Ne Yönde?

Piyasa uzmanları, küresel belirsizlik ve jeopolitik risklerin devam etmesi halinde altın bazlı fonların cazibesini koruyacağını belirtiyor. Ancak hızlı yükselişlerin ardından düzeltme ihtimaline karşı yatırımcıların portföy çeşitlendirmesi yapması öneriliyor.

Özetle, 2026’nın ilk döneminde yatırım fonlarında kazanan taraf kıymetli madenler olurken, hisse senedi fonları da güçlü performansıyla dikkat çekti. Önümüzdeki süreçte para politikaları ve küresel gelişmeler, fon piyasalarının yönünü belirlemeye devam edecek.

İLGİLİ HABERLER